• Cancel
    Filter
Filter

OSMANLI VE AVRUPA KARMA ESERLER MÜZAYEDESİ

04 HAZİRAN 2024 SALI SAAT 21:00' A KADAR ESERLERE PEY VEREBİLİRSİNİZ. 21:02 İTİBARİYLE CANLI MÜZAYEDEMİZ BAŞLAYACAKTIR. ÖDEME SÜRESİ MÜZAYEDE BİTİMİNDEN SONRA 5 İŞ GÜNÜDÜR. ALIMINI YAPTIĞINIZ ESERLERDE KOMİSYON BEDELİ ALINMAYACAKTIR.

ÜRÜN SATIŞ BEDELİ + %20 KDV EKLENEREK HESAPLANACAKTIR. 

04 HAZİRAN 2024 TARİHİNDE SAAT 21:00 DE SİSTEM PEY ALIMINA KAPANACAKTIR. AKABİN DE SAAT 21:02 CANLI MÜZAYEDEMİZ BAŞLAYACAKTIR. CANLI OLARAK YAYINLANACAK MÜZAYEDEMİZDEKİ HER BİR ESER CANLI SUNUM İLE DETAYLI ÜRÜN TANITIMINDAN SONRA SATIŞI GERÇEKLEŞECEK VE BİR SONRAKİ ESERE GEÇECEKTİR. SİSTEM SON GELEN PEYDEN SONRA EN YÜKSEK TEKLİF SAHİBİNE ÜRÜNÜ SATACAKTIR. HER ÜRÜN KATALOĞUN YAYINLANMASINDAN BUGÜNE KADAR GELEN EN YÜKSEK PEY ÜZERİNDEN SATIŞA ÇIKACAKTIR. CANLI MÜZAYEDE DE PEY ALMASA BİLE ESER PEY TOPLAMA SÜRECİNDEKİ VERİLEN EN YÜKSEK PEY SAHİBİNE SATILACAKTIR.

Lot: 31 » Obje

OSMANLI SULTAN II.ABDÜLHAMİD HAN TUĞRALI 6'LI KAHVE SETİ

19.Yüzyıl. Osmanlı. Sultan II.Abdülhamid Han (1876-1909) tuğralı, sah ve çeşnili. Tüm yüzeyleri altın vermeyli ve ajur işçiliği ile Osmanlı Devlet Arması, Tuğra ve Çiçek motiflerinin yapıldığı fevkalade kondisyonda altı adet zarf ve Kuznetsov damgalı Osmanlı dönemine ait altı adet fincanı ile tam takım kahve seti. Orijinal Osmanlı dönemi kutusunda, Osmanlı Kahve kültürünün son derece estetik ve görsel yönü yüksek koleksiyonluk örnekleridir.
Referans: Eserin damgası "Osmanlı Gümüş Damgaları / Garo Kürkman" kitabının 47.sayfasında yer almaktadır.
Osmanlı Saray Hazinesi’nden günümüze ulaşan değerli pek çok yapıtın arasında, çoğunlukla geç dönemlere ilişkin çay, kahve ve şerbet takımı gibi eşyalar geniş bir yer tutar. Söz konusu takımların bazıları zarflıdır. Büyük çoğunluğu altın, gümüş, mineli ve murassa olan bu grup eşya içinde en zengin çeşide sahip olanlar kahve fincanı zarflarıdır. Fincan zarfları, kahve içerken elin yanmaması için yapılmıştır. Osmanlı döneminde kulpsuz olan küçük boyutlu porselen fincanlar, zarfların içine yerleştirilir ve kahve bu şekilde içilirdi. Zarflar genellikle, ağız kısımları fincanınkinden biraz aşağıda olmak üzere, dudak payı bırakılarak yapılırdı. Zarf, bir nesneyi sarıp çevreleyen, koruyup taşıyan demektir. Zarflar Osmanlı’nın estetik zarafetini en iyi gösteren örneklerdendir. Genellikle küçük boyutta olanlara “bülbül yuvası”, daha geniş ve derinlerine ise “kallavi” adı verilirdi. 1640 tarihli “Narh Defterleri”ndeki fincan listesinde “paşa fincanı”, “hatai” gibi değişik isimler de yer almaktadır.
Osmanlı’da kahve ikramı törenseldir. Şöyle ki; kahve ikramını üç ya da dört genç kız yapar. Kızlardan biri mangal örtüsünü, ikincisi kahve tepsisiyle birlikte fincan ve zarfları, üçüncü kız stile oturtulmuş kahve ibriğini getirir, dördüncüsü ise fincanları doldurup zarflara yerleştirerek, zarfın ayağından iki parmağı ile tutarak tek tek konuklara ikram ederdi. Osmanlıda en seçkin fincan zarflarına sahip olmak önemli idi. Çünkü sahibi inceliğinin ve servetinin bir kanıtı olarak bu zarflar ile kahve ikram ederdi. Zarflar öylesine değerli ve mühimdi ki çeyiz sandıklarının en gözde eşyaları arasında kabul edilirlerdi.

Details
Lot: 34 » Obje

SHEFFİELD SPESVİTE WELLORİS KAPAKLI SUNUMLUK

20. yüzyıl Sheffield Spesvite Wellorıs imalatı üzerinde kraliyet tacının olduğu ingiliz imalatı, gümüş kapmala jardinyer.
Ölçüleri : 37 x 26 cm.
Sheffield Plakası, metali gümüşle kaplamanın ticari olarak uygulanabilir ilk yöntemiydi. Kaplama yöntemi, 1743'te Sheffield Cutler'dan Thomas Boulsover tarafından icat edildi ve iki gümüş levha arasına bir bakır külçesinin sıkıştırılması, tel ile sıkıca bağlanması, bir fırında ısıtılması ve daha sonra levha halinde frezelenmesinden oluşuyordu. hangi nesnelerin yapılabileceği.
Başlangıçta mucidi tarafından düğme yapmak için kullanılan malzemenin potansiyeli hızla fark edildi ve çok geçmeden kutular, tepsiler ve sürahilerin yapımında ve çok geçmeden de şamdanlar, cezveler ve diğer geleneksel sofra takımlarının yapımında kullanılmaya başlandı.
Kullanılan gümüş miktarında önemli bir tasarruf olmasına rağmen, Old Sheffield Plaka üretimi katı gümüşe göre daha fazla emek yoğundu, bu da daha yüksek işçilik maliyetleri anlamına geliyordu. Bu, Old Sheffield Plate'in oldukça lüks bir ürün olduğu ve yalnızca çok zenginlerin kullanımına sunulduğu anlamına geliyordu.
Gümüşün kalınlığı, birçok 18. yüzyıl Sheffield Plaka parçasının hala iyi bir gümüş katmanına sahip olduğu anlamına gelirken, elektroliz kaplamalı parçaların (EPNS) kullanım süreleri boyunca birkaç kez yeniden kaplanmış olabileceği anlamına geliyor. Sheffield Plakasındaki gümüşün aşındığı yerde bakır tabanın yumuşak parıltısı altta görülebiliyor. Ancak bu, parçanın Sheffield Plakası olduğu konusunda yanılmaz bir kılavuz değildir, çünkü birçok EPNS parçası da bakır bir taban üzerine kaplanmıştır.
Sheffield Plaka öğelerinin çoğu işaretsizdir, ancak elektrikli kaplama öğelerin çoğunda üretici adları veya markaları, "A1", "EP" gibi kalite göstergelerinin yanı sıra desen veya model numaraları görüntülenir.

Details